İSTANBUL, İSLAM, CAMİLER, ÇAMLICA VE MİLLET CAMİLERİ

                Doğu Türkistan’da kardeşlerimize yapılan Çin mezalimi dolayısıyla, Türkiye’nin Türk İslam dünyasındaki rolü, gücü ve İstanbul’un anlamı nedir açıklayıcı bir yazı yazmak istedim.

                Öncelikle Türkiye’nin batı dünyasındaki anlamını anlatmak gerekir. Türkiye batı dünyasında her zaman altında Osmanlı’nın yattığı, üstündeki örtü kaldırıldığında Osmanlı’nın açığa çıkacağı bir ülke olarak algılanmaktadır. Ülkemizin her atılımında batıda, eyvah Osmanlı uyanıyor korkusuyla her türlü plan ve entrika devreye konulmaktadır. Daha da ötesi ülkemizin atılım durumuna girmemesi için devamlı kontrol altında tutacakları yöneticiler tarafından yönetilmesi ve atılım ve gelişme girişimlerinin kendi izin verdiği kadarıyla kalmasını istemektedirler.

Gelelim Türk ve İslam dünyası üzerinde Türkiye ve İstanbul’a. Türk ve İslam dünyası da Türkiye’nin Osmanlının devamı olduğunu ve güçlü liderlerle bu âlemi toparlayacağı bir güç olacağını umarak beklemektedir.

İstanbul’a gelince İstanbul Türk ve İslam dünyası için sembol ve kutsal bir şehirdir. İstanbul Peygamber efendimizin mucizesidir. Hz. Muhammed’in 800 yıl önceden İstanbul’un fethedileceğini müjdelediği, Allah resulü olduğunun yaşayan delili ve mucizesidir İstanbul. Peygamberler bulundukları dönemdeki insanların görebileceği mucizeler gösterirken, Peygamber efendimiz asırlar sonrasına dönük ve hatta kıyamete kadar geçecek sürelerde görülecek mucizeler göstermiştir. İşte İstanbul bu mucizelerden biridir.

Ayrıca İstanbul Peygamber dualı bir şehir ve hilafeti asırlarca üzerinde bulundurmuş bir İslam başkentidir. İstanbul muhteşem camileriyle de sembol bir şehirdir. Sivri kalem gibi estetik göğe yükselen minareleri ile İslam dünyasında tektir. Camiler, her İslam ülkesinde muhteşem yapılardır fakat İstanbul cami mimarisinde özel silindirik, yüksek minareleriyle tektir. Bu mimari, Türk mimarisidir ve minareler çok yüce anlamlar taşımaktadırlar. Malum, bu kadar yüksek minareler ezanın daha iyi duyulmasından öte değere sahiptir. Yüksek minareler dünyaya yüksekten bakan bir hâkimiyet ve güç ifade ettiği kadar Allah’ın yüce katına ulaşma inancını taşımaktadır. Minareler aynı zamanda sayın cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın okuduğu Ziya Gökalp’in şiirinde olduğu gibi İslam düşmanlarının gözünde onlara yönelmiş süngü ve silahtır. Bizim minarelerimiz camilerimizin ana yapısı ile beraber birer ihtişam ve güç göstergesidir. Bu kadar yüksek ve ince yapıların asırlarca şiddetli depremlere dayanması ve dimdik ayakta durması da güçlü bir mühendislik harikasıdır.

İstanbul İslam için Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonraki kutsal şehirdir. Peygamber efendimizin arzuladığı ve mutlaka İslam’ın merkezi olması gereken bir şehirdir.

İşte İstanbul’a kazandırılan Çamlıca Camii bu inancı yansıtmaktadır. Bu sebeple de İslam düşmanları Çamlıca Cami inşaatına şiddetle karşı çıkmışlardır. Onlar Çamlıca camiine baktıkça Osmanlı’yı, güç ve ihtişamını hatırlayarak kalplerine korku salacaktır. Çünkü Osmanlı’dan sonra İstanbul’a ilk defa böyle muhteşem bir cami yapılmakta ve eyvah Osmanlı geliyor korkusu uyandırmaktadır.

Şimdi de cumhurbaşkanlığı külliyesinde Millet Camii hizmete açıldı. Külliye medeniyeti Ankara’ya daha da ötesi cumhurbaşkanlığına taşındı. Mimarisi gibi medeniyeti de Selçuklu ve Osmanlı oldu. Artık Türk İslam sentezi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığında gerçekleşmiştir. Buna ancak “Ya Hak” diye haykırmak geliyor insanın içinden.

Ankara, Türkiye’nin merkezi, güç ve kuvveti, İstanbul ise Osmanlı’nın ruhu, güç ve ihtişamı, Türkiye Cumhuriyeti  Türk ve İslam dünyasının gönüllerdeki yönetim merkezidir.

Uz. Dr. Cengiz Sandıklı    01.07.2015

İzmir 1. Bölge M. V. Aday Adayı

Yorum Yaz