ABD, İSRAİL VE İRAN SAVAŞI VE AMAÇ NEYDİ? VE YILDIRIM HAN FÜZEMİZ NEDEN ŞİMDİ? İRAN REJİMİ ABD VE İSRAİL YANİ SİYONİZMİN ÜRÜNÜDÜR.


Ben, yine olaya biraz tersten ama gerçek noktadan bakacağım. Hem ters hem gerçek nasıl oluyor diyeceksiniz.
Herkes, ABD ve İsrail, İran’ı teslim almak için savaştı yorumu yapıyor ve kim kazandı yada kazanacak fikirleri ortaya atıyor.
Peki ama gerçek ne? Gerçek şu. İsrail İran’a ve İran İsrail’e muhtaç. ABD nin de Ortadoğu’da bulunmak iştahı da ayrı gerçek.
İşte buna göre düşünmek gerekir.
Son 3 yılda ne oldu şöyle ciddiyetle ve sebep sonuç ilişkisi ile kronolojik olarak bakmak gerekir.
3 yıl önce Suriye’de Esed rejimi hakimdi. Bu sebeple ,özellikle İran’ın Suriye’de hakimiyeti vardı ve Şii dünyasında lider olma durumundaydı. Bu durum, özellikle Türkiye’yi güneyden tehdit ve kuşatma oluşturuyordu.
Peki, ne oldu? Erdoğan liderliğindeki Türkiye adım adım yıllar süren sabırlı, etkin, güçlü ve sonuçta bu tehdidi ortadan kaldırmaya dönük Suriye muhalif güçlerini, eğitme, donatma ve yönetim planları sonucunda Esed yıkıldı. Yani İran yenildi ve Suriye’den çekilmek durumunda kaldı. Ardından (Terörsüz Türkiye ve bölge stratejisi) içinde PYD PKK Suriye yeni yönetimine entegre olmak zorunda kaldı ve ABD tüm güçlerini Suriye’den çekti. Suriye’de tek hakim güç Türkiye oldu.
Ayrıca, son 3 yıldır Irak merkezi ve Kürt bölgesel yönetimiyle yüksek stratejik ve ekonomik birliktelik güçlendirildi. Irak Yumurtalık boru hattı aktifleştirildi. Basra Körfezi Türkiye bağlantılı kalkınma yolu projesi aktif hale getirildi. Bu, Irak için hayati bir yatırım.
Kerkük’te Türkmen vali atandı ve Kerkük Türk yönetimine girdi.
Ayrıca, Irak’ta aylardır seçilemeyen Cumhurbaşkanı Türkiye yani Erdoğan etkisiyle seçildi.
Son günlerde ise yine Erdoğan etkisiyle yine seçilemeyen başbakanlık için aday belirlendi. Daha seçilmeden ilk olarak adaylığını Erdoğan kutladı. Bu, Erdoğan gücünün ispatıydı.
Yine ayrıca yeni (Hicaz Demiryolu) hattının yenilenmesi ele alınıyor.
Türkiye’nin (milli savunma) alanındaki inanılmaz yükselişi ve batıya dahi ihracat yapması zaten var olan İSLÂM dünyasındaki Türkiye ve Erdoğan liderliğini perçinledi.
Gazze’de barışın garantörü Türkiye oldu.
Bütün bunlar İran’ın Türkiye karşısında ve İslâm âleminde prejtij ve güç kaybına neden oldu. Ayrıca İran içinde rejime karşı başkaldırmaya varan muhalif eylemler gerçekleşti yüzlerce kişi idam edilerek bastırıldı.
Yani, İran can çekişiyordu. İran’ın hâlâ güçlü olduğunu ispat etmesi gerektiği ortaya çıktı.
Bu sebeple, geçen Haziran ayında 12 gün sözde savaşları ve 28 Şubatta ABD ve İsrail İran’a sözde saldırdı.
Amaç, İran rejiminin yıkılması olarak propaganda edilirken rejim güçlendirildi, muhalif kitle elimine edildi ama daha önemlisi İran çok güçlü, füzeler yapacak teknolojiye sahip imajı verilerek güçlendirildi. Ayrıca İran yönetim kadrosu yok edilerek gelen yeni kadrolara (yine İsrail ve ABD düşmanlığı sahte) söylemlerinizle devam edin, unutmayın bizimle gizliden birlikte olun ki var olun dendi. Yoksa İran rejimi çöker ve Türk bayrakları stadyumlarda sloganlar atan Türk nüfus Erdoğan ve Türkiye etkisinde milliyetçi yönetim gelir ve Şia hayali son bulur dediler.
Yani gerçek amaç Türkiye’nin gelişen gücünü ve imajını zedelemek bakın İran füze ve savunma sanayinde Türkiye’den daha güçlü ve bizim ülkemizde dahi bütün İslâm âleminde (İslâm düşmanlarına karşı savaşan tek ülke) propagandasını oluşturmaktı.
UNUTMAYALIM İRAN’DA ŞAHI YIKAN HUMEYNİ FRANSA’DA BESLENDİ, ABD BATI DAHA DOĞRUSU İSRAİL TARAFINDAN İRAN İÇİ HALK ORGANİZE EDİLEREK BİZZAT ABD VE İSRAİL YENİ REJİMİ KURDU. TIPKI, FETOYU BESLEYİP 15 TEMMUZDA YAPMAK İSTEDİKLERİ GİBİ.
ŞU APAÇIK GERÇEKTİR Kİ İRAN REJİMİ ABD VE İSRAİL YAPIMIDIR.
Ama, İstanbul’da sergilenen SAHA fuarında sürpriz olarak şu ana kadar kimsenin duymadığı (YILDIRIM HAN) Kıtalarası balistik füzemiz ve Enfal Füzemiz sergilenerek, İran teknolojik olarak Türkiye’den güçlü imajı da yok edildi.
Neden bu füzelerden kimsenin haberi dahi yoktu ve sürpriz olarak aniden ortaya çıktı. Biz sadece Tayfun Füzemiz uzun menzilli sanıyorduk.
İşte, İran daha güçlü imajını silmek için şu an bu sebeple seçildi.
Sonuç olarak İran, Sünni İslâm âlemine tehdit olarak var olmalı ki İslâm birliği oluşmasın. İbrahim Anlaşmaları ile Arap devletleri İsrail ile kol kola girsin, Siyonizmin maşası olmaya devam ve Türkiye’ye karşı İsrail ile birlikte tehdit olmaya devam etsin. İsrail de İslâm birliği oluşamayınca varlığını sürdürsün ve (vaat edilmiş topraklar) ideolojisi ile yayılmaya ve soykırıma devam etsin.
06.05.2026. Uz. Dr. Cengiz Sandıklı

Yorum Yaz