ORTADOĞU, AFRİKA, AZERBAYCAN VE BALKANLARDA TÜRKİYE DAHA DOĞRUSU ERDOĞAN GÜCÜ VE LİDERLİĞİ
Posted in Günlük Görüş ve Yorumlarım on 31 Ocak 2026
Erdoğan, ilk iktidara geldiği andan itibaren Türkiye’nin iç ve dış siyasi, askeri ve ekonomik ve dış politika ve ticaret yapısı, görüşü ve stratejisi pik yaparak yükselişe geçerek, (gözü kapalı kulakları tıkalı, banane çevremden ne olursa olsun, içeride laiklik krizi içinde) dinini yaşamaya çalışan insanını düşman ilan eden yani düşmanı dışarıda aramak yerine “bizzat kendi insanını düşman edinen” zihniyeti yıkan bir anlayışla ve şanlı tarihinden gelen güven duygusu içinde “ben en iyisini yaparım inancını, gönül coğrafyası” diyerek Türk İslâm dünyasını ve mazlum Afrika ve dünyayı kucaklayan bir güçlü değişime geçti.
Erdoğan önce Davos’ta İsrail cumhurbaşkanına dünyanın gözü önünde “siz çocuk katilisiniz” diye haykırırken, BM genel kurulunda bütün dünyaya “dünya beşten büyüktür, daha adil bir dünya düzeni mümkündür” çıkışıyla egemenlerin haricindeki dünyanın sözcülüğünü hiç sapmadan yalpalamadan bu güne kadar daha güçlü olarak sürdürdü.
Bu sürede, zihniyet devrimi ile birlikte Türkiye askeri ve ekonomik yapısını güçlendirme, “güçlü ordu güçlü Türkiye” anlayışından “güçlü Türkiye güçlü ordu” anlayışına geçti. Ekonomik güçlenme geliştikçe milli yerli savunma ve teknoloji araştırma ve projelerine teşvik destekleri uygulandı. Daha önce önlerine konulan engelleri kaldırdı.
Bu zihniyet devrimi, milli girişimci ve bilim adamlarımızı ateşledi ve hızla dünyada görülmemiş hızla uçaklar, gemiler, denizaltılar, füzeler, uydular ve sayamadığımız kadar çok sayıda silah ve mühimmat yapımı ve dış sayçtımına ulaşıldı.
Güçlü Türkiye ordusu dışa bağımlılıktan, hibe silah beklentisinden kurtuldu ve tam bağımsız Türkiye inşa edildi.
Böyle bir Türkiye, artık kendi insanıyla kucaklaştığı gibi Türk İslâm dünyasını ve mazlum Afrika ve dünyayı da kucaklamaya başladı.
Öncelikle, içimizdeki hain emperyalist uşağı FETÖ ve PKK yı temizledi. İçte güvenlik ve kardeşlik anlayışıyla (TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE TERÖRSÜZ BÖLGE) hem kendi insanımızı hem de bölge insanımızı kardeş ilan ederek büyük bir gönül bağı kurdu. Özellikle Suriye’den ülkemize sığınan insanları kucaklayarak bu kardeşliğin samimiyetini ve gerçek olduğunu gösterdi.
Esed’e karşı muhalifleri örgütleyip, silahlandırıp, eğitip yöneterek zalim Esed rejimini yıktı. Halkın kardeşliği yanında Yönetim kardeşliğini oluşturdu. Birbirinden ayrılmayan Erdoğan etkisinde bir yönetim birlikteliği oluşturuldu ve yönetim ABD, AB, Rusya ve dünyaya kabul ettirildi.
Bu güçle Suriye yönetimi ve cumhurbaşkanı Şara, İsrail desteğinde ki YPG ye karşı harekete geçti ve birkaç haftada YPG yi teslim olmaya mecbur etti.
Bu arada Rusya Kamışlı’dan ayrıldı. ABD Suriye’den ayrılacağını açıkladı
Yani Erdoğan, Suriye’den Esed’i, İran, Rusya ve ABD yi uzaklaştırdı ve Suriye’de tek hakim güç oldu.
Daha önce, kardeş Azerbaycan Dağlık Karabağ’ında Ermenistan’ı çıkarmıştı.
Libya’da ajan satılmış darbeci Hafter’i engelledi.
Afrika’da Etopya ve Sudan arasında sulhu sağladı. Sudan ve Somali’de İsrail destekli güçlere karşı yönetimleri destekledi ve anlaşmalar yaptı.
Afrika’da önce Mali ve daha sonra diğer ülkelerde Fransa kovuldu. Cezayir, Fransa’ya soykırımcı dedi.
Hindistan’a karşı Pakistan’ı zafere ulaştırdı.
Balkanlarda sulhun teminatı oldu.
Türk dünyasını (Türk Devletler Teşkilatı) olarak birleştirdi ve hatta Macaristan dahi katılma arzusunda Türk olduğunu dünyaya ilan etti.
Sonuç olarak, bir bölge gücü olmaktan öte bir dünya gücü Türkiye ve Dünya lideri Erdoğan sayesinde (söz dinleyen değil sözü dinlenen, üzerine oyun kurulan değil üzerine kurulan oyunları bozmaktan öte oyunlar kuran, emperyalistlerin önündeki en büyük bir güç, saygı ve güven duyulan, barışın teminatı sömüren değil kucaklayan, artık şanlı tarihiyle anılan bir süper devlet ve lider dünyaya Umut oldu.
31.01.2026. Uz. Dr. Cengiz Sandıklı


