RAMAZAN AYINDA BİZ KİMİZ?
Posted in Günlük Görüş ve Yorumlarım on 28 Haziran 2014
RAMAZAN AYI
Allah, Kuran-ı Kerim’de insanlar için İslam dinini emretmiş ve Müslümanlar için de diğer farz ibadetlerin yanında namaz ve orucu da farz kılmıştır. Kuran-ı Kerim Ramazan ayında Kadir gecesinde indirilmiştir. Yani yüce Allah, peygamber efendimiz Hz. Muhammed’i âlemlere rahmet olarak yaratmış ve O’na Kuran-ı Azimüşşanı lütfetmiş ve biz Müslümanları O’na ümmet olarak şereflendirmiştir.
Biz Müslümanlar, Ramazan ayını 11 ayın sultanı olarak tanımlamışızdır. Sebebi ise bu ayda dünya ve kâinat, Kur’an nuruyla nurlanmıştır. Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem kapılarının kapandığı kurtuluş günleridir. Bu ayda biz Müslümanlar, sadece oruçla değil her anını Allah’ı zikir, ibadet ve günahlardan sakınmak ve sakındırmakla, bütün iç dünyamızı Allah aşkı peygamber sevgisi ile doldurmak, kalplerimizde huşu gözlerimizde yaşla ve şükürle ve afla geçirmemiz gerekir.
Ramazan ayı aynı zamanda, bütün İslam ümmetini aynı günlerde aynı iman coşkusu ile mahşer gününde toplanmışçasına bir araya getiren, ümmet olma idrakinin doruğa çıktığı aydır. Ümmet olma idraki, hem Müslümanların kardeşliğinin gelişmesi, küskünlüklerin ve düşmanlıkların yok olması ve hem de birlik olma gücünün hissedilmesi ve İslam düşmanlarına gösterilebilmesi için mutlak gerekli ve hayati önemdedir. Ramazan ayı anıldığında, genellikle bireysel ve dar çerçevede konu komşu, akraba aralığında yararlarından bahsedilir. Ümmet bilinci maalesef es geçilir.
Ben bu yazımda orucun ve namazın hikmetlerinin yanında özellikle ülkemiz ve İslam âleminin bölünmüşlüğünde, ümmet bilincine dikkat çekmek istiyorum. Özellikle de çatı adayı olarak İslam âlemine başkanlık yapmış bir kişinin cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildiği ve İslam düşmanı yayınların asgariye indiği bu günlerde bunu bir fırsat bilmeliyiz.
Şu bir gerçek ki, bütün dünya zenginliklerinin üzerinde Müslümanlar oturmaktadır. Oturmaktadır diyorum, maalesef hâkimiyeti var diyemiyorum. Çünkü bütün bu zenginliklerde İslam ülkesi olmasına rağmen batı ve emperyalistlerin hâkimiyeti vardır. Bizler bu zenginliklerin gücünü ve mutluluğunu yaşayacağımıza, maalesef bu zenginlikler üzerindeki batının çapulcularının oyunlarıyla birbirimizin kanını döküyoruz. Dikkat edilirse nerede kan dökülüyorsa mutlaka Müslüman kanıdır. Ya bizim kanımızı batılılar döküyor ya da çoğunlukla batılıların entrikaları ile biz birbirimizi katlediyoruz.
Batılı emperyalistler hem bizim kaynaklarımızı sömürüyor, hem de bizde silahlarını deniyor bize satıyor ve o parayla bizim kanımız üzerinde içkilerini yudumluyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti devleti yüzyıllarca İslam liderliği yapmış Osmanlı’nın mirasçısı olarak tecrübe ve sorumlulukları olan bir ülkedir. Kendi içimizde birliği ve kardeşliğimizi pekiştirdikten sonra İslam dünyası üzerinde liderlik pozisyonumuzu ve inisiyatifimizi kullanmalıyız. Unutmayalım, Osmanlı zamanında bu topraklar barış içinde iken şimdi kan gölü halindedir. Bu acı manzarayı yok edecek tek ülke biziz.
Ülkemizde çözüm ve kardeşlik süreci başarılı bir şekilde yürümektedir ve yasal zemini de oluşturulmaktadır. Ayrıca cumhurbaşkanının halkımız tarafından seçilmesi ile de güçlü bir liderlik oluşacaktır. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ülkemiz içinde milletimizi birleştirdiği gibi, bütün İslam âlemi üzerindeki oluşan liderlik psikolojisi ve gücü ile ümmeti birleştirecek ve güçlendirecektir.
Bu ramazan ayını, ülkemizdeki Suriyeli mülteci ve dünyadaki bütün eza ve cefa içindeki Müslüman kardeşlerimizi anarak, yardımlaşma duygularımızı en üst seviyede canlı tutarak ve dualarımızı kalbi derinliklerimizden ederek ve ibadetlerimizi Allah’a en yakın ruh haliyle yerine getirerek geçirelim. İnşallah Allah bizimle olacaktır. Unutmayalım biz nasılsak yöneticilerimiz de öyle olacaktır. Biz Allah’a yaklaşalım ki, yöneticilerimiz de Allah’ı seven ve sakınan insanlar olsunlar.
Bu duygularla milletimizin ve bütün İslam ümmetinin Ramazan ayını kutlar, hakkıyla yerine getirenlerden ve Allah’ın sevgisini kazananlardan olmasını yüce Allah’tan niyaz eder, hayırlara vesile olmasını dilerim.
27.06.2014 Dr. Cengiz Sandıklı


