RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DAN BEKLENTİLERİMİZ
Posted in Günlük Görüş ve Yorumlarım on 19 Ağustos 2014
RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DAN BEKLENTİLERİMİZ
Türkiye Cumhuriyetinin milletin oylarıyla seçilen ilk cumhurbaşkanı olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle 10 Ağustos, bir milattır ve yeni Türkiye’nin başlangıcıdır. Önceki yazımda da belirttiğim gibi 10 Ağustos rejimin adının değiştiği tarihtir. Artık seçimle gelen güçlü, vaatlerde bulunan ve vaatlerinin takipçisi olacak cumhurbaşkanlarının görev yapacağı, anayasada belirtildiği üzere gerçekten yürütmenin başı olduğu bir sistemle yaşayacağız. Böyle bir rejimin adı yarı başkanlık sistemidir.
Ülkemizde Ak parti iktidarı ile birçok alanda devrim niteliğinde dönüşümler yaşandı. Ak Parti öncesi ve sonrası diye anılacak kadar değişimler yapıldı. Öncelikle, kabullenilmiş tabular yıkıldı, zihniyetler değişti. Bu değişimle birlikte olmaz yapılamaz, yapamayız, batı güçlü onlar çok ilerde, biz beceremeyiz ümitsizliği ve pısırıklığı sona erdi. Tarihinden, milletinin başarma kabiliyetine inanan, bundan güç alan ve milletin özgürleştiği önünün açıldığı bir yönetim ve lider anlayışı yerleşti. Bu zihniyet değişikliği rahmetli Özal zamanında başlamış fakat rejim güçlerince önlenmeye çalışılmış ve Özal’ın öldürülmesi ile durdurulmuştu. Daha da önceleri rahmetli Adnan Menderes zamanında millete güvenme fikri uyandırıldı. Millet bana güvenin ve inanın dedi. Fakat Menderes şehit edildi.
Menderes’le başlayan fikir değişikliği, Özal zamanında ekonomide (Türk lirası koruma kanunu kaldırıldı, döviz bulundurma serbest bırakıldı) ve iletişimde (telekomünikasyonda devrim yapıldı, her evde bilgisayar olacak dendi) zihniyet değişikliğine, Erdoğan döneminde ise tümden aksiyona dönen bir değişim yaşandı ve milletin cumhurbaşkanını seçmesiyle tamamlandı.
Erdoğan seçim meydanlarında tam bir aksiyoner proje ve hizmet üreten ve takip eden, Türkiye’ye yön veren bir cumhurbaşkanı olacağını açık yüreklilikle dile getirdi ve millet de kendisini seçerek aynı zamanda bu vaatlerini yerine getirmesi için de onay verdi.
Erdoğan’dan, güçlü, dinamik, ben olmadan bölgemde hiçbir plan uygulanamaz diyen bir dış politika, özgürlüklerin garanti altına alındığı, hukuk sisteminin her türlü vesayetten kurtarıldığı, devleti ancak seçilenlerin yönetebileceği hiçbir vesayete ve paralel yapıya müsaade edilmeyen, kendi savunmasını, istihbaratını yapan, kendi silahlarını üreten ve teknolojik donanımını kendi yapan, ekonomisi dışa bağımlı olmayan, sanayisi ve tarımı modernleşmiş, yolları mükemmelleşmiş, ihracatı 500 milyarları bulan vaat edildiği gibi 2023 de cumhuriyetimizin 100. Yılında 10 büyük ekonomi arasına girmiş bir Türkiye istiyoruz.
Bütün bunlardan daha da önemlisi, hep dik durması hiçbir iç ve dış baskıya boyun eğmemesi, milletine hep güvenmesi, hep milletim ne diyor ne hissediyor mutlu mu diye hassasiyet gösteren bir Erdoğan istiyoruz. Şu ana kadar ki başarılarının altındaki sır budur. Kellesi hep koltuğunda, kefenini üzerinde taşıyan, gözünü budaktan sakınmayan, samimi ve sevgi dolu gözü yaşlı Erdoğan’ı bu millet çok sevdi ve güvendi.
Büyük milletler büyük liderler çıkarır. Büyük liderler ise hedefleri büyük olan, sınır tanımayan, yapılamaz düşüncesini kabul etmeyen, akılcı, tarihinden güç ve ders alan liderlerdir.
Son bir söz. Büyük devletler sadece iktidardaki liderleri ile değil, güçlü akılcı ve milletine güvenen ve onu hep arkasında hisseden, iktidarı bu yönden denetleyebilen ve alternatif projeleri olan muhalefete sahip devletlerdir. Yeni Türkiye’de böyle yeni bir muhalefet de istiyoruz.
18.08.2014 Dr. Cengiz Sandıklı


