AK PARTİ İZMİR İLÇE TEŞKİLATLARININ YENİLENMESİ ÜZERİNE
Posted in Günlük Görüş ve Yorumlarım on 5 Eylül 2014
Bildiğimiz gibi 30 Mart yerel ve 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimleri İzmir il ve ilçe teşkilatlarının performansını açıkça göstermiştir. 30 Mart sonrası Haziran ayında İzmir il teşkilatının istifası sonrası yeni il başkanı, yönetim ve yürütme kurulu belirlendi. Yeni il teşkilatı oluşurken ilçelerde de beklenti oluştuğu gibi, yeni yönetimi benimsemede zorluklar görülmüştür.
Şu çok açık bir gerçektir ki özellikle yarımada bölgesinde samimi, Ak Parti davasını benimsemiş gönül insanı teşkilat mensuplarının azlığı ve yetersizliği söz konusudur. Ben yerel seçimlerde Güzelbahçe’de bunu yaşadım. Bir elin parmaklarını geçmeyen gönüllüler dışında, çalışanlar maaşlı çalışmışlardır. Maalesef buna rağmen seçim ekibimiz 10 u geçmemiştir. İlçe yönetimindeki kişiler yönetim toplantılarına dahi katılmadıkları gibi, seçim çalışmalarında hiç bulunmamışlardır.
Urla teşkilatındaki sorunlar da benzerdir. Urla ilçe başkanı fiili olarak yönetimsiz kalmıştır. Kendisini teşkilatına bile kabul ettiremeyen bir başkanla seçime gidilmiş ve teşkilat bölünmüştür. Urla’da da ekip zafiyeti had safhadadır.
Bir partinin teşkilatının bir yörede parti gönüllülerini arttırabilmesi için, öncelikle sadece teşkilat tarafından değil o yöre halkının da saygı duyacağı, benimseyebileceği ve daha da önemlisi inanılan ve güven duyulan, herkese ve yöreye kendisini ifade edebilmede zorlukları olmayan bir başkan belirlenmelidir. Başkan halkla ilişkilerde sevgisini aktarmada başarılı olacak yapıda olmalıdır. Bu adam yapar dedirtebilmek önemlidir. Böyle bir başkan bir seçim olmasa bile bir sonraki seçimde başarılı olacaktır. Belirlenecek başkan aynı zamanda teşkilatta da kucaklayıcı olmalı herkese eşit mesafede değil en yakın mesafede olmalıdır.
Seçimler, seçim döneminde çalışmayla değil yılın her günü çalışarak, halkın içinde dolaşarak, sevgi ve güven uyandırarak kazanılır. Böyle bir durumda teşkilat canlanacak ve sayısal olarak da gönüllü fedakâr partililerin sayısı artacaktır.
Maalesef siyaset yöremizde bir gönül işinden ziyade, çıkar, etiket ve entrika olarak algılanmakta ve yapılmaktadır. Bu, yöremizde bütün partiler için maalesef böyledir. Gerçekte ise siyaset bir hizmet, fedakârlık ve gönül işidir. Yöremizde ve İzmir’de durum böyle olmadığı için kişiler değerlendirilirken hizmet yapması ve yapabilmesi göz önüne alınmadan ideolojik gözlükle bakılmaktadır. Bu durumda çeşitli entrikalar ve yalanlarla halkın önüne çıkılmakta ve sonuç maalesef gelişmeyen bir İzmir olmaktadır.
Anadolu’da insanlar siyasilerin gözüne bakarak samimiyet ve sevgi aramaktadır. Bu durumda entrika işe yaramamaktadır. Çünkü milletimiz sahteyi, yalan ve dolanı çok iyi ayırt etmektedir. Sonuç olarak da hem ülke üst yönetiminde hem de yerel yönetimlerde ehil insanları seçebilmekte ve ülkemiz ve yöreler kalkınmaktadır.
Şu çok açık bir gerçektir ve kimse inkâr edemez. İstanbul, Ankara, Kayseri, Konya vb. şehirlerimizin 10-15 yıl önceki halleriyle bugünleri arasında muazzam gelişmişlik farkları varken, İzmir vb. şehirlerde 10-15 yıl öncesi ile hiçbir fark yoktur. Yine ülkemizin 12 yıl öncesiyle bugün arasında inanılmaz, hayal dahi edilemez gelişmeler kaydedilmiş, Türkiye güçlü lider bir ülke olmuştur.
Bu işin tek sırrı, işini bilir yöneticiden daha da ötesi, samimi, sevgi dolu, hizmet zihniyetiyle çalışan, hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, gerektiğinde kellesini koltuğunda kefenini sırtında taşıyacak sadece ve sadece milletim ne ister diyen, milletinin değerlerine ve düşüncelerine saygı duyan, milletini aşağılamayan, milli iradeye saygılı liderlerin varlığıdır. Milletin seçtiğine saygı göstermeyen, milletini aşağılayan parti ve yöneticiler daima kaybedeceklerdir.
Sonuç olarak Ak Parti yeni ilçe yönetimlerini belirlerken kriterleri bunlar olmalıdır.
02.09.2014 Uz. Dr. Cengiz Sandıklı


