ÇÖZÜM SÜRECİ, PARALEL YAPI, DEMİRTAŞ VE PKK
Posted in Günlük Görüş ve Yorumlarım on 10 Aralık 2014
Değerli kardeşlerim her geçen gün, paralel yapının ulaştığı çirkinlikte, daha da hayrete düşüyorum. Hayretim, bir zamanlar cemaat dediğimiz bu yapının masum ve İslami bir hizmet yaptığına inancımızdandır. Cemaat dini ve güzel bir terimken, artık bu kişiler, sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bizi sırtımızdan hançerleyen, Penisilvanya komutasındaki bir çete hüviyetini kazanmıştır.
17 ve 25 Aralık sürecinde ve hatta 7 Şubat 2013 tarihinden bu yana paralel yapının yuvalandığı delikten açığa çıktığı andan itibaren her faaliyetinde, Erdoğan’a ve Ak Parti hükumetine karşı olma maskesinin altında giderek vatan hainliği çizgisine ulaştığını üzülerek ve giderek nefretle görüyoruz.
Mavi Marmara’ya İsrail’in yaptığı katliamda otoriteye saygı ve teslimiyeti öne süren bu yapı, kendi ülkesinde otoriteye başkaldırının kaynağı haline gelmiştir. Dini bir hizmet yapısı kisvesinde siyasi yapılanmaya gitmiş, siyasete yön vermeye ve hatta mevcut halkın seçtiği anayasal siyasi otoriteye rağmen devleti yönetmeye teşebbüs etmişlerdir.
Önceleri yolsuzluk iftiraları ile yola çıkmış daha sonra Suriye’ye giden MİT in insani yardım TIR larını durdurmuş, MİT elemanlarını bir düşman devlet teşkilatı gibi aşağılayarak tutuklamaya kalkmışlardır. Diyelim ki o TIR larda MİT kanalıyla Özgür Suriye Ordusuna silah gidiyordu. Şimdilerde Esed güçlerince Halep düşmek üzeredir. Eğer Halep düşerse olacak olan katliamların ve tabii şu ana kadar Esed güçlerince katledilen yüzbinlerce insanın hesabını bu yapı mensupları, vicdanlarında ve Allah katında vermeyeceklerini mi sanıyorlar? Bu insanlar bu kadar mı hainleştiler ve ihanet içindeler? Bu sorunun cevabı maalesef acı ve gerçek olarak evettir.
Bu yapı son olarak Kobani 6-7 Ekim olaylarıyla PKK ile de kol kola girmiştir. Hükumetin kanı durdurma, kardeşliği sağlama ve buraya gidecek her türlü kaynağın kalkınmaya harcanması ile Türkiye’yi bölge lideri yapmaya dönük çalışmalara, en düşmanca tavır bu paralel, ABD beslemesindeki Penisilvanya liderliğindeki yapıdan gelmektedir.
Maalesef kandan ve şiddetten beslenen bir yapı haline dönüşmüştür. Ak parti ve Erdoğan karşıtlığında, her türlü iç ve dış gizli istihbari ve terör ve siyasi örgütle kucaklaşacabileceğini gösterecek kadar gözleri dönmüştür.
6-7 Ekim olaylarında katledilen 40 dan fazla insanımıza rağmen Bugün gazetesi, Selahattin Demirtaş’ın insanları sokağa şiddete çağrısının sözcülüğünü yapmıştır.
Artık kandan ve şiddetten beslenen bu yapının, İslam’la ilgisinin kalmadığını, sempati besleyen, bir türlü kötülüğü bu yapıya yakıştıramayan insanlarımızın artık gözlerinin açılmasını ve görmesini bekliyoruz. Ayrıca bu yapıya kesin tavır koymayan Ak Parti bünyesindeki insanların artık bu yapıdan uzak kalmalarını ve devlet otoritesinin, bu yapı mensubiyetiyle ve emirleriyle hareket edenleri açığa çıkararak etkin görevlerden uzaklaştırmasını ve cezalandırmasını bekliyor ve istiyoruz.
Büyüyen ve gelişen lider ülke yolundaki Osmanlı mefkûresini bayraklaştırmış yeni Türkiye’nin hainlere tahammülü yoktur.
Çözüm süreci Türkiye’de kardeşliği ve kucaklaşmayı sağladığı gibi, Türkiye’nin mazlumları ve bölgemizdeki halkları kucaklayacağını gösteren ve bölgemizin lider ülkesi konumunu pekiştirecek, vazgeçilemeyecek çok önemli bir hamledir. Bu hamleye yapılabilecek her türlü sabotaja önceden tedbir alarak ve olduğunda güçlü şekilde cevap vererek süreç tamamlanmalıdır.
Kan dökenler ve bu kandan beslenmeye çalışanlar bu kanda boğulacaktır. Allah ihlasla hareket eden sevenleriyle beraberdir. Bu yolda ümitsizliğe yer yoktur.
Uz. Dr. Cengiz Sandıklı 10.12.2014


