CUMHURBAŞKANI GÖREVİNİ YAPIYOR
Posted in Günlük Görüş ve Yorumlarım on 19 Ocak 2015
Bugün, yine büyük tartışmalara sebep olan, ilk olmamakla beraber çok ses getiren, sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısına başkanlık etmesine şahit oluyoruz hep birlikte.
Önce bu olay niye bu kadar ses getirdi bunu inceleyelim. Malum olduğu üzere sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı döneminden bu yana daima gündemi belirleyen insan olmuştur. Her söylediği söz ve bulunduğu davranış basında manşetlerde yer almış, hakkında olumlu veya olumsuz tartışmalı yazılar yazılmış ve muhalefet bu gündemin peşinde koşmaktan yorulmuştur. Muhalefet iç ve dış, dünya çapında birçok olayın meydana geldiği bölgemizde hiç gündem oluşturamamıştır. Muhalefet liderlerinin ağzından genelde daha sonra çark ettiği, inandırıcı olmayan hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan iftira niteliğinde yolsuzluk iddialarından başka bir söz duyan yoktur.
Herhangi bir olay hakkında, hemen her zaman hükumetin ve cumhurbaşkanının yaptıklarına karşılık, ne olmalı ne yapılmalı türünden hiçbir fikir bulunmayan, havada kalan boş sözlerle çoğu zamanda “eğer adamsan” tarzında sokak ağzıyla eleştirilerde bulunmuşlardır. Türkiye’nin herhangi bir iç veya dış sorunu hakkında muhalefetin ne düşündüğünü muhalefet taraftarı kişiler bile bilmemektedirler. Böylesine boş bir muhalefet karşısında gündemi belirleyen iktidar ve cumhurbaşkanı olayları istediği gibi yönlendirmekte ve oylarını arttırmaktadır.
Gelelim bugüne. Anayasaya göre cumhurbaşkanı yürütmenin başıdır ve istediği takdirde kabine toplantılarına başkanlık edebilir. Bu konuda dahi muhalefet ciddi muhalefet yapamamakta anayasaya uygun bu durum için kabadayı ağzıyla gürültü çıkarmaktadır. Muhalefet cumhurbaşkanının niçin kabineye başkanlık edemeyeceğini açıklayamamaktadır.
10 ağustos tarihi ile birlikte artık cumhurbaşkanları halkın oyuyla seçilecektir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan da bu şekilde seçilmiştir. Bu, artık cumhurbaşkanlarının hükumetlerin oy oranından daha yüksek oylarla seçilmesi ve millete hesap vermesi demektir. Artık cumhurbaşkanları ikinci bir defa seçilebilecekleri için millete karşı sorumludurlar. Çünkü her uygulama için millete açıklama yapmak zorundadırlar. İcraatların, milletin eğilimlerine, arzularına göre olmasını denetlemenin ötesinde uygulanmasını bizzat takip etmek ve gereğinde hükumetlere yön vermek durumundadırlar. Anayasamıza göre cumhurbaşkanı yürütmenin başıdır. Anayasanın 8. Maddesinde yürütmenin cumhurbaşkanı ve hükumetten oluştuğu açıkça belirtilmektedir. Yani cumhurbaşkanı kabineye başkanlık ederek yetkisini kullanmakta ve görevini yapmaktadır.
Bu sistemin adı anayasada yazmasa da yarı başkanlık sistemidir. Özellikle böyle bir sisteme, Recep Tayyip Erdoğan’ın Ak Parti başkanlığından cumhurbaşkanlığına seçilmesi, yani aynı partiden çıkmış cumhurbaşkanı ve başbakanla (hükumet) geçilmesi çok önemlidir ve sorunsuz bir geçişin olmasını sağlayacaktır.
Recep Tayyip Erdoğan ve ardından başbakan olan Ahmet Davutoğlu aynı hükumette bulunmuş, birbirlerinin dünyaya bakışını çok iyi bilen ve birbirine yön veren liderlerdir. Böyle güçlü cumhurbaşkanı ve güçlü donanımlı başbakan ülkemiz için şanstır. Böylece yapılması gereken bütün girişimler kolaylıkla yapılabilecek ve kararlar uyum içinde ve kısa zamanda alınabilecek, iç ve dış dünyada birbiriyle çelişkili olan söylemler olmayacak ve Türkiye bütünlük içinde çok güçlenecek ve gücünü herkese kolaylıkla kabul ettirebilecektir. Bölgemizde sınırların değişmesine kadar varan olayların yaşandığı bu dönemde bu, çok önemlidir ve iyi ki böyle olmuştur.
Sonuç olarak, birbirini çok iyi anlayan, yüksek bilgi, tecrübe ve donanıma sahip ve dünyaya bakış açısı aynı olan cumhurbaşkanı ve başbakan Türkiye için şanstır ve kabine toplantısına cumhurbaşkanının başkanlık etmesi anayasaya uygun olduğu kadar yetkisi ve görevidir. Bundan sonra da gerekli hallerde devam etmesi başbakanı küçültmez, aksine başbakanın ve bakanların heyecan ve şevkini arttırır.
19.01.2015 Uz. Dr. Cengiz Sandıklı


