1 KASIMDA NEYİ SEÇECEĞİZ?

                Evet dikkatinizi çektiği gibi, kimi, hangisini veya hangi partiyi değil neyi seçeceğiz diye sordum. 7 Hazirandan sonra gelişen ve özellikle son Ankara patlaması ve Rusya’nın Suriye’ye müdahil olmasından sonra seçeceğimiz bizim, yaşam şartlarımız, refahımız, huzurumuz, geleceğimiz kadar ve belki de çok daha önemlisi Türkiye nereye gidecek, ülkemizin geleceği ne olacak sorularının cevabı olacaktır tecihimiz.

                Bu seçim Türkiye’mizin geleceğini belirlemede, geçmiş bütün seçimlerden çok daha etkin ve hayati seçimdir.

Bölgemizde en güçlü ve istikrarlı dönemini yaşayan ülkemizin, bölgemizdeki savaş, kan ve kaos ortamına çekilme entrikalarının ve hatta bölünme planlarının karşısında durma veya bu oyunlara boyun eğmek seçimini yapacağız 1 Kasımda.

Bu tercihi yaparken ülkemizin 7 Hazirandan önceki ve özellikle Gezi olaylarından önceki ve sonraki durumunu çok net şekilde ortaya koymak ve gözümüzün önünde canlandırmak durumundayız. Bu resmi ortaya koyduktan sonra bu tarihlerde ne oldu da ülkemizde bu duruma gelindi sorusunu her türlü ön yargıdan uzak olarak sormak zorundayız.

Evet, özellikle Gezi olayları öncesi Türkiye IMF ye borcunu sıfırlamış ve hatta borç verecek duruma gelmişti. Yani açıkça ekonomik bağımsızlığını ilan etmişti. Daha önce de Davos’ta da siyasi bağımsızlığını ilan etmişti. Yapılan teknolojik yatırımlarla kendi uydusunu, kendi İHA larını, tankını, gemilerini, helikopterini vb. güçlü silah ve istihbarat yaparak askeri bağımsızlığını da açıkça ilan etmiş ve PKK ya karşı mücadelesinde kimseden izin ve bilgi almadan en güçlü ve etkili şekilde operasyonlarını yapar hale gelmişti. Daha önceleri batıdan (emperyalist ülkelerden) aldığımız silahlarımızı izinsiz ne PKK ya karşı ne de Kıbrıs harekâtında kullandırmayan, kullandığımız için ambargo ile cezalandıran batı (emperyalist ülkeler), güçlü milli bağımsız Türk ordusunu gördü.

Şimdi gözünüzün önünde canlandırın. Batı (emperyalist ülkeler) yerinde siz olsanız ne yaparsınız? Türkiye artık kapınızda dilenmiyor dolayısıyla emir almıyor, silahlarını kendi yapıyor, çok daha önemlisi istihbarat teknik donanımını kendi yapıyor ve bilgilerini gizliyor, sizden hiçbir konuda izin almıyor, bölgede kendi planlarını yapıyor ve batının emperyalist planlarını bozuyor, ekonomisi giderek güçleniyor, halkı tarihten gelen güven ve heyecanını kazanmış ve geleceğe heyecanla ve umutla bakan, Türk İslam milletlerinin gözünde umut olmuş bir Türkiye karşısında siz emperyalist ülkelerin yerinde olsanız ne yaparsınız?

Yapacağınız şey çok açıktır. Bütün bunları kim yapmışsa o kişiyi alaşağı etmektir. Bunun yolu ise emperyalistlerin her zaman yaptığı gibi öncelikle Türkiye içinde işbirlikçi hainleri organize etmek ve ülkeyi içerden vurmaktır. Bunun için öncelikle bütün bunları başaran kişiyi düşman ilan ederek O’nu güçsüz hale getirmek, etkisizleştirmek ve ülke yönetiminden uzaklaştırmaktır. Diğer yandan da bölgede Türkiye’yi kuşatmak, savaşa çekmek ve silahlı tehdit altına almaktır. İşte batı bunu yapmaktadır.

O zaman soru şudur. Bütün bunları başaran ve düşman haline getirilen kişi kimdir ve hangi kadrodur? Bizim yapmamız gereken, bunu tespit ettikten sonra emperyalistlerin karşısında dimdik durmak, teslim olmamak, tehditleri yok etmek ve ülke ve millet bütünlüğünü devam ettirmek için bunları başaran  kişi ve kadroların yanında canımız pahasına durmaktır.

İşte yapmamız gereken seçim budur. Emperyalistlerin düşman ilan ettiği kişi ve kadrolar, emperyalistlerin bütün çıkarlarına karşı tehdit olan, entrikalarını bozan Türkiye’yi emperyalistlerin boyunduruğundan kurtaran Türkiye’yi, siyasi, askeri ve ekonomik olarak bağımsızlaştıran sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve sayın başbakanımız Prof. Dr.Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki Ak Parti kadrolarıdır.

Sonuç olarak 1 Kasımda siyasi, ekonomik ve askeri yönden bağımsız, güçlü, geleceğe güvenle bakan, hem milletinin ve hem de Türk İslam âleminin umudu olan, refah seviyesi yüksek, milli ve manevi değerlerini yani kimliğini koruyan bir Türkiye’dir seçimimiz.

Uz. Dr. Cengiz Sandıklı         13.10.2015

İzmir 1. Bölge 25. ve 26. Dönem M. V. aday adayı ve Güzelbahçe belediye başkan adayı

Yorum Yaz