CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI, İHTİŞAM VE VERİLEN MESAJLAR

Hepinizin çok iyi bildiği gibi cumhurbaşkanlığı sarayı muhalefet tarafından, hem yapılış maliyeti ve hem de günlük harcamaları yönünden eleştirilmekte ve neredeyse yıkın denmektedir.

Bu zihniyet, dar görüşlü ve büyük devlet anlayışında olamayan, Türkiye’yi hem şu anda hala küçük bir devlet gören ve gelecekte de büyüme ihtimali göremeyen, ufku ve devlet adamlığı yetersiz olan kişilerin zihniyetidir.

Türkiye artık dünyanın en büyük yatırımlarını (havaalanı, köprüler, Marmaray, tüneller, yollar, tanklar, uçaklar, gemiler, uydular ve sayılamayacak bir çok hizmet) yapabilen ve bunlardan vazgeçmeden cumhurbaşkanlığı sarayını yapan büyük bir devlettir.

Şimdi sizlere, cumhurbaşkanlığı sarayı hizmete girdiği andan itibaren gelen yabancı konuklar üzerinden değerlendirmeler yapacak ve Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türkiye’nin büyüklüğünü anlatacağım.

Fakat önce sarayın mimari görünümüne dikkat etmenizi istiyorum. Saray Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerini tüm ihtişamıyla yansıtmaktadır.

İhtişam ve gösteriş arasında çok büyük fark vardır. Gösterişte kendi nefsinizi tatmin varken, ihtişamda karşı tarafa yansıtılan bir güç gösterisi vardır. Cumhurbaşkanlığı sarayı gösterişi değil, tarihten gelen ihtişamı yansıtmaktadır.

Ayrıca gelen yabancı devlet adamlarının sırası da çok büyük anlam taşımaktadır.

Buna göre:

1-      Cumhurbaşkanlığı sarayına gelen ilk yabancı devlet büyüğü Papa’dır. Şimdi burada özellikle sarayın mimari anlamı ve Papa’yı birlikte değerlendirmenizi isteyeceğim. Yukarıda belirttiğim gibi saray Selçuklu ve Osmanlı mimarisindedir. Buna göre, Selçuklu, Osmanlı ve Papa’yı bir arada değerlendirdiğinizde gözünüzde ne canlanır ve ne mesaj verilmiş olabilir izah edeyim.

Selçuklu, Osmanlı ve Papa birlikte bakıldığında direk olarak zihinlerde haçlı seferlerini ve haçlılara karşı bizim zaferlerimizi canlandıracaktır. Yani Papa’ya ey Papa artık bizlere karşı haçlı zihniyetinden vazgeçin, karşınızda 90 yıllık bir çocuk devlet yok. Bin yıllık sizi hüsrana uğratan bir milletin devleti var demiş ve eline Fatih Sultan Mehmet’in o zamanki Papa’ya yazdığı mektubu vererek, tarihimizin ihtişam ve gücünü şamar gibi yüzüne vurarak göstermiştir.

2-      Cumhurbaşkanlığı sarayında daha sonra ABD başkan yardımcısı Biden, Rusya devlet başkanı Putin ve İngiltere başbakanı Cameron ağırlanmıştır. Bu 3 devlet şu anda dünyayı yöneten süper güçlerdir. Bu 3 devletin tarih sahnesinde bir güç olarak görüldüğü sürelere bakıldığında Rusya ve İngiltere’nin 1800 lü yılların başından itibaren yani 200 yıldır ve ABD nin de II. Dünya Savaşından sonra yani 60-70 yıllık bir güç olduklarını görürüz. İşte Erdoğan bu 3 büyük devletin yöneticilerine siz en fazla 200 yıldır bir güç iken karşınızda enaz 1000 yıldır bu bölgede büyük bir güç olan bir milletin devleti olduğunu, artık Türkiye’de zihniyetin değiştiğini ve tarihine sahip çıkan ve tarihinden güç alan güçlü bir Türkiye’nin var olduğunu ve bize göre bu devletlerin bir çocuk devlet olduğunu, biz izin vermediğimiz sürece bölgemizde hiçbir şey yapamayacaklarını görsel olarak göstermiştir.

3-      Bundan sonraki dönem çok daha ihtişamlı ve güven vericidir. Bu 4 devlet adamından sonra sarayda Filistin Devlet Başkanı Abbas ağırlanmıştır. İlk defa Sayın Abbas’ın karşılanışında tarihteki 16 büyük Türk Devletinin askerleri ve bayrakları yer almıştır.

Burada mesaj Abbas’ın şahsında bütün İslam âlemine verilmektedir. Korkmayın artık İslam âleminin arkasında tarihin en eski ve en güçlü milletinin devleti vardır denmektedir.

4-      Abbas’ın ardından Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve bugün (03.03.2015) Türkmenistan Devlet Başkanı Muhammedov ağırlanmakta ve aynı şekilde 16 büyük Türk devletinin ihtişamı görülmektedir. Burada da mesaj Türk âleminedir. Aynı ortak tarihe, güç ve ihtişama sahibiz diyerek birliğin gücü ve Türkiye’nin Türk ve İslam dünyasının liderliğine talip olduğu çok net olarak anlatılmıştır.

5-      Yine bu arada Mali Cumhurbaşkanı aynı ihtişamla ağırlanmıştır. Burada ise, sömürgecilerin işkencesinde kıvranan mazlum Afrika’ya ve mazlum ülkelere mesaj verilmektedir. Afrika’daki büyükelçilik sayısının 3 katına çıkışı da bunu açıkça göstermekte artık biz varız denmektedir.

6-      Ayrıca sarayda ülkemizin, önde gelen sanatçıları, bilim adamları, gazeteci ve yazarları, muhtarları ağırlanarak milletimizin kendi güç ve kudretinin farkına varması ve gücüne inanması istenmekte milletimizin zihninde de liderlik anlayışının yerleşmesine çalışılmaktadır.

İşte büyük lider ve büyük devlet bu demektir. Basit, milletine ve kendine inanmayan kişilerin bunları anlamasını da beklemiyoruz.

Fakat biz inanıyor, güveniyor ve gurur duyuyoruz.

Uz. Dr. Cengiz Sandıklı              03.03.2015

 

 

Yorum Yaz