DOKUZ EYLÜL İZMİR’İN KURTULUŞU

9 Eylül 1922 tarihi hem İzmir ve hem de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli yerlerden birine sahiptir. Tabii ki aynı zamanda, acı acı düşüneceğimiz ders çıkarmamız gereken bir tarihtir. Koca bir Osmanlı’dan (3 kıtaya yayılmış) küçücük bir Yunanistan’ın işgali durumuna nasıl düştük? Böylesine zelil bir durum sonrası zafer sarhoşluğu içine girdik?

Öyle ya ne demiş Mehmet Akif merhum? Ders alınsaydı hiç tekerrür eder miydi tarih? O zaman bu gün kendimizi küçültüp ufacık bir devletin işgalinden kurtulduğumuza sevinmemizden çok, koca bir imparatorluktan nasıl bu hale geldik bunu düşünmeliyiz.

Çanakkale zaferi dolayısıyla sevinen öğrencilere Çanakkale dedim. Geçilmez dediler. “Nasıl geçilmez ki gelip İstanbul’a İzmir’e yerleştiler, daha sonra da Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca bizim yöneticilerimiz eliyle ülkemizi onlar yönettiler” dedim. Bu konuyla da ilgili “Çanakkale zaferi ve düşündürdükleri” başlıklı yazımı ve “Çanakkale şehidinin vasiyeti” adlı şiirimi yazdım. “www.cengizsandikli.com” adlı web sitemde yayınladım. Ayrıca Osmanlının çöküşü ile ilgili yazımı da sitemde yayınladım.

Eğer bir ülkenin yöneticileri ve insanları kendilerini ve ülkelerini kalkındırmak ve geliştirmek için çalışmazlar ve tarihten gelen büyük bir milletin ferdi olma gücünü benliklerinde yaşamaz iseler küçülürler, işgal edilirler ve başkaları tarafından yönetilirler.

Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 de kuruldu. Bu tarihten sonra kurulmuş bir çok devlet Türkiye’den kalkınmışlık ve zenginlik yönünden çok ilerideler. (Güney Kore vb.) Birinci ve İkinci Dünya Savaşında yerle bir edilen Almanya ve Japonya ile durumumuz mukayese kabul etmez.

Peki, o zaman çok övündüğümüz cumhuriyet tarihimiz boyunca biz ne yaptık? Herkes bir Atatürk resmi ve heykeli arkasına sığınıp biz Atatürkçüyüz diyerek milleti ezdi. Bu milletin enerjisini tüketti. Zavallı hale getirdi. Hâlbuki Atatürk bu millete güvenerek İstiklal harbini yaptı.

Bu milletin kutsallarını, milli ve manevi değerlerini yok ederseniz milleti yok edersiniz. Aynı geçmiş 80 yılda olduğu gibi.

Fakat Erdoğan liderliğinde Ak Parti iktidarı ile milletin değerleri ve enerjisi tarihi bilinci ve gücü üste çıkarıldı. Bu bilinçle büyük bir kalkınma hamlesine girişildi. 12 yılda 80 yılda yapılanın onlarca katı yapıldı. Hayal dahi edilemeyenler gerçek oldu. Türkiye sanayi, bilim, tarım, teknoloji, savunma, ekonomi ve her alanda güçlü hamleler yaptı. Güçlü ordu güçlü Türkiye sloganından güçlü Türkiye güçlü ordu anlayışına ve gücüne geçti. Şimdi silahlarını, haberleşmesini, istihbaratını, bilişim teknolojilerini kendisi yapan dışa bağımlılığı giderek azalan bir ordu ve ekonomisi güçlenmiş dışa bağımlılıktan kurtulmuş, borç dilenen “tamam emirlerinizi yerine getireceğim bana para verin” anlamına gelen İMF stand By anlaşmalarını yırtıp atmış, bölgemde ben bir gücüm benim evet demediğim hiç bir şey yapamazsınız diyen, kendi strateji ve planlarını yapan, gündemi belirlenen değil gündemi belirleyen bir Türkiye var.

İşte 9 Eylüllerin tekrar başımıza gelmemesi için düşünmeli, biz tarihin en eski ve en güçlü milletinin fertleriyiz güven ve gücü içinde çalışmalı, böylesine işgal durumlarını utanç olarak algılamalı, dersler çıkararak neslimizi yetiştirmeliyiz.

9 Eylül zaferi hepimize kutlu olsun.  İstiklal harbi ve sonrası tarihimizle ilgili yazılarımı ara ara yazmaya devam edeceğim inşallah.

09.09.2014      Uz. Dr. Cengiz Sandıklı

Yorum Yaz