EY MİLLETİM KENDİNE SAHİP ÇIK

               Benim milletim tarih boyu milli ve manevi değerlerine ve iradesine sahip, çıkmış, boyun eğmemiş ve hep yönetme iradesini zirvede tutmuş ve teslimiyetçi olmamıştır.

                II. Abdülhamit Han’ın, milletin iradesi dışında, kendilerini aydın diye tanımlayan, milletinden uzak batı hayranı, emperyalistlerin bilerek veya bilmeyerek işbirlikçisi olmuş hainlerce 1909 yılında tahttan indirilmesinden sonra 3 kıtada hüküm süren ve 33 yıl toprak kaybetmemiş Osmanlı 9yıl içinde 1918 de yok edilmiştir. Maalesef bu acı olayın arkası dünkü küçücük bir tebaamız olan Yunanlıların işgalinden kurtulduk diye zafer naraları attığımız günlere kadar varmıştır. Gerçekte ise bu büyük millet aydın denen hainlere rağmen kimliğini ve değerlerini koruyarak, asla emperyalistlere hayran olmadığını ve esareti kabul etmediğini göstermiş ve kendisine inanan liderlerin önderliğinde daima zaferler yaşayacağını göstermiştir. Bu sayede kendisine inanan Mustafa Kemal’in liderliğinde istiklal harbini zaferle sonlandırmış ve Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur.

Fakat millet, cumhuriyet döneminde milletin değerlerini yok etmeye dönük zulme varan baskılara boyun eğmediğini ve vazgeçmeyeceğini 1950 seçimlerinde Adnan Menderes ve Demokrat Partiyi iktidara taşıyarak göstermiştir. Bu durum 1960 kanlı ihtilali sonrası 1965 de Adalet Partisi ile Süleyman Demirel’i, 12 Mart muhtırası sonrası MSP (Milli Selamet Partisi) ile Necmettin Erbakan’ı siyaset sahnesine çıkarmış ve iktidara taşımıştır. 12 Eylül darbesi sonrası Kenan Evren’in Turgut Sunalp’i seçmesini istemesine rağmen millet 1983 de Turgut Özal’ı seçmiş ve Türkiye Adnan Menderes’ten sonra tekrar ben varım demiştir. 28 Şubat postmodern darbesiyle milletin iradesiyle 1. Parti yaparak iktidara taşıdığı Refah Partisi ve Necmettin Erbakan’ı düşüren yine millete yabancı ve emperyalistlerin işbirlikçisi millet ve demokrasi düşmanı darbeciler milleti yendiklerini ve 28 Şubatın 1000 yıl süreceğini ileri sürmüşlerdir.

İşte bu büyük millet bu kendisini alt ettiklerini, milli ve manevi değerlerini yok edeceklerini ve en önemlisi milletin iradesini boyunduruk altına aldıklarını sanan yine kendilerine aydın diyen karanlık zihniyetlere 3 Kasım 2002 yılında bir Osmanlı tokadı daha atmış ve sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Ak Partiyi tek başına iktidara taşımış ve bütün darbe girişimlerine ve kapatma baskılarına rağmen milletin milli ve manevi değerlerine ve milli iradeye sahip çıkan, bu yolda canını ortaya koyan, Türkiye’yi ekonomik, siyasi ve askeri yönden bağımsızlaştıran, milletin kendisine güvenini kazandıran, geleceğe tarihinden gelen güç ve enerji ile bakan, emperyalistlerin oyunlarını bozan ve kendi oyununu oynayan Recep Tayyip Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığına kadar yükseltmiş ve cumhuriyetimizin millet tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı yapmıştır.

Bütün bu dönem içinde Türkiye güçlendikçe emperyalistlerin çıkarlarına bir tehdit olmuş ve Türk İslam dünyasının umudu olmuştur. Sonunda Davos’ta 2009 da Erdoğan’ın “one minute” ve “İsrail cumhurbaşkanı Peres’e katilsiniz” diyerek, Türkiye’nin siyasi bağımsızlığını ilan etmesi, Mavi Marmara ile 2010 da artık hiçbir otoriteye (F. Gülen’in İsrail otoritesine boyun eğilmeli)  ültimatomuna rağmen) boyun eğmemesi ve üstüne üstlük 2013 Mayısında IMF ye borcu sıfırlayarak ekonomik bağımsızlığını, kendi milli silah ve istihbarat araçlarını üreterek milli ordusuyla askeri bağımsızlığını ilan etmesiyle emperyalistler Sayın Erdoğan’ın ipini çekmeye karar vermişlerdir. Bu yolda Gezi kalkışması, 17 ve 25 Aralık dostmodern darbe girişimine başvurmuş ve Erdoğan’ı hem dışarda ve hem yurt içinde işbirlikçileri ile düşman ilan ederek iktidardan düşürmeye çalışmışlardır.

Fakat millet her şeye rağmen 30 Mart yerel seçimlerinde Ak Parti ve Erdoğan’ı zafere ulaştırmıştır. Bunun üzerine cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ın karşısına hiçbir zaman bir araya gelemez denen güçleri bir araya getirerek çatı adayı çıkarmalarına rağmen millet kendisinin lideri ve cumhurbaşkanı olarak bütün diğer güçlere rağmen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı % 52 oyla ilk turda cumhurbaşkanı seçmiştir.

Yine başarısız olan emperyalistler ve işbirlikçileri Ak Partiyi de bir kenara bırakarak sarayı da bahane ederek direk Erdoğan’ı hedef almışlar ve Ak Partiye Erdoğan üzerinden yüklenmişler ve Ak Partiyi iktidardan uzaklaştırabilirlerse Erdoğan’dan kurtulacaklarını düşünerek Ak Partinin tek başına iktidarına son vermenin tek yolunun HDPKK nın barajı geçmesi olduğunu planlamışlar ve bu planı her türlü hainliği, yalan ve iftirayı yaparak paralel yapının ülke içinde yerleşik örgütlü (yargı, emniyet, finans ve basın) güçlerini yanlarına alarak HDP ve Demirtaş’ı şirin gösterme propagandası ve PKK nın Kürt kardeşlerimiz üzerinde silahlı tehditleri ile 7 Haziranda HDPKK ya barajı aştırmışlar, Ak Partisiz hükumet kurulamayacağını görünce de Ak Partiyi yalnız bırakarak PKK ve diğer terör örgütleri ile işbirliği yaparak kanlı olayları başlatmışlar ve seçim hükumeti kurulmasına yol açarak (bu konuda MHP ve Bahçeli’nin hayırcı politikası belirleyici olmuş ve işbirlikçi pozisyonuna düşmüştür) zayıf ve belirsiz bir siyasi ortamda hem Suriye ve Irak’ta ve hem de yurt içinde kanlı planlarla Erdoğan’ı ve Ak Partiyi köşeye sıkıştırmaya çalışmışlardır. Fakat çözüm sürecinde devletin boş durmadığı, PKK nın halkı yanına alamaması ve çok büyük darbeler yemesiyle ortaya çıkmış, HDPKK nın barajı aştırma oyununun bütün hainliği ve çıplaklığı ile ortaya çıktığı görülmüştür.

Ey benim yüce ve kudretli genetik yapısında bağımsızlığı ve gücü taşıyan milletim, hedef senin iradeni yok etmenin yolu olarak Erdoğan’ın yok edilmesidir. Bunun içinde Ak Partinin tek başına iktidarının sona erdirilmesi ve Erdoğan’ın yalnız ve güçsüz bırakılmasıyla milletin sahipsiz kalması gerekmektedir.

Yani hedef Erdoğan üzerinden millettir. Milletin milli ve manevi değerleri, iradesi ve güçlü geleceğidir. O zaman benim yüce milletim kendine sahip çık. Sana sahip çıkmak için canını ortaya koyan Erdoğan’a ve Ak Parti kadrolarına sahip çık ve 1 Kasımda sadece sen değil yanındakilerinin de Ak Parti demesini sağla.

Unutma Ak Parti İktidarı ve Erdoğan sen demektir.

Uz. Dr. Cengiz Sandıklı

İzmir 1. Bölge 25. Ve 26. dönem M. V. Aday adayı

Güzelbahçe belediye başkan adayı

Yorum Yaz