GURUR, SEVİNÇ VE İBRET GÜNÜ CUMHURİYET BAYRAMI
Posted in Günlük Görüş ve Yorumlarım on 29 Ekim 2013
Bugün, Türkiye Cumhuriyetinin 90. yıl dönümü. Özgürlük ve hükümranlığın timsali yüce milletimizin mutlu ve gururlu bir günü. Fakat aynı zamanda derinden derine düşünüp ibret almamız gereken bir gün. Niye istiklal harbi yapmak zorunda kaldık?
Mevcut durumda Yunanistan bile bizden daha eski bir devlet gibi görünmektedir. Gerçekte ise Anadolu üzerinde Türk hükümranlığı 1000 yıldır sürmektedir. Biz cumhuriyetimizi kutlarken bunu insanımıza ve gençlerimize iliklerine işleyecek kadar derin ve anlamlı bir şekilde anlatmalıyız. Genellikle bu günü kutlama konuşmalarında devletimizin gençliğinden bahsedilmektedir. Bu kökümüzü unutma tehlikesini içinde barındırmaktadır. Gençlerimiz, kendilerindeki cevherin farkında olmaları için tarihi güç ve kudretini çok iyi bilmeli ve damarlarında dolaşan kan, o yiğit yüreğinden her pompalanışında bütün hücrelerine bu gücü ulaştırmalıdır. Türk milleti tarihin başlangıcı ile vardır ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşı tarihin başlangıcı ile başlamaktadır.
Gençlerimiz güçlü ve kudretli Osmanlı İmparatorluğu’ndan nasıl bu küçük coğrafyaya kaldığımızı bütün sebepleriyle bilmelidir. Yine bilmelidir ki bu güç ve kudret gençliğimizin genlerinde mevcuttur. Bunun için kendine güveni sonsuz ve ebediyet ülküsü olmalı, çok çalışmalı, öğrenme konusunda aç olmalı fakat daha çok öğreten olmayı amaçlamalı, yenilikleri izlemeli fakat daha çok izlenen olmayı amaçlamalıdır. Kendisine yakışanın, birilerinin gücü ve liderliğinden bahsetmek ve kabullenmek yerine kendilerinin güçlü ve lider olması gerektiğidir.
Milletimiz, İslamiyeti kabulüyle birlikte İslam ruhunu en güçlü yaşayan, koruyan ve O’nu Avrupa içlerine taşıyan bir millettir. Atalarımız Allah inancı ve güçlü imanı ile haçlıları hezimetlere uğratıp, onların bağrına yerleşmiştir. Peygamber efendimizin duasını ve Allah’ın rızasını kazanmış bir millet olarak bu güçlü imanı, geleceğimize taşımalıyız. Atalarımızı ” bir zamanlar ülkemizi padişahlar yönetirdi, vatanı sattılar vb.” sözlerle kötülememeli, Anadolu ve Avrupa’daki topraklarımızı bizlere kazandıranın O’nlar olduğunu anlatmalıyız.
Şu çok net bilinmelidir ki Osmanlı hainlikten değil, İslam ruhundan uzaklaşması ve sonucu olarak ilimde geride kalmasından, başkalarını izleyen durumuna düşmekten dolayı yıkılmıştır.
Biz ne zaman İslamı yaşar ve o’nu iyi anlarsak ilimde yükselir, izleyen değil izlenen olur, öğrenen değil öğreten oluruz. O zaman dünya bizim ağzımıza bakar. Nitekim ülkemiz, son 10 yılda yaptıklarıyla tekrar dünya sahnesine çıkmış ve Türkiye ne düşünüyor diye ağzına bakılan, dikkate alınan bir ülke olmuştur. Bunun nedeni atasına layık olmaya çalışan, İslamı anlamaya ve yaşamaya çalışan samimi liderimiz sayesindedir. Çünkü bizim gücümüz imanımızdadır. Mehmet Akif Ersoy’un bahsettiği iman dolu göğüs çok şükür liderimizde ve O’nu anlayıp peşinden koşan (yürüyen değil, çünkü liderimiz koşuyor) gençliğimiz ve milletimizde vardır.
Unutmayalım Türkiye Cumhuriyeti, bütün Türk İslam aleminin lideri olmak durumundadır ve Başbakanımız sayesinde bu payeyi gönüllerde kazanmıştır. Artık bundan sonrası bunu gönüllerden gerçeğe taşımaya kalmıştır.
Şükran size Atatürk ve bütün bu toprakları ve gücü bize hediye etmiş Türk büyükleri,
Yaşasın yüce Türk Milleti ve milletinin gücüne inanan, imanlı lideri başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan!


