MHP nin TEK İDEOLOJİSİ ERDOĞAN NEFRETİ OLDU
Posted in Günlük Görüş ve Yorumlarım on 11 Ocak 2016
Rahmetli Alpaslan Türkeş MHP yi “Dokuz Işık” doktrini üzerine kurmuş ve Türk dünyasının birleşmesi, özgürleşmesi ve İslam ruhu üzerinde yükselmesini ideal olarak ortaya koymuştur. Bu ruhu kendisi hayatı boyunca her türlü işkenceye maruz almasına rağmen yaşamış, ülkücü gençliği milli ve manevi değerleri güçlü, ibadetinde bir ruhla, kötü alışkanlıklardan ve kültür emperyalizminden uzak tutarak bu ruhu gençliğimizde hep dinamik tutmuştur. Asla dini uzak tutmamış aksine İslam dinini milletimizin birleştirici ve güçlendirici bir harcı olarak görmüştür. Bu şekilde, sosyalist ve komünist ideolojinin gençlik üzerinde oluşturmak istediği dejenerasyonu, ve üniversite ve diğer eğitim kurumlarımızla resmi kurumlarımızı teslim alma eylemini engellemiş devletimizi ve gençliğimizi korumuştur. Bu yolda, ülkücü gençlik şehitliği bir şeref addetmiş ve seve seve canını vermiştir.
Siyasi alanda da rahmetli Türkeş sol ve yıkıcı sol zihniyete karşı milli ve manevi değerleri öne çıkaran partilerle ve insanımızla bağlarını güçlü tutmuştur. Kurulan “Milliyetçi cephe” diye adlandırılan koalisyonlar bunun en önemli göstergesidir.
Onlarca yıl süren bu yolda, donanımlı ülkücü kadrolar yetişmiştir. Bu kadrolar 12 Eylül darbesinden sonra Anavatan partisinin en güçlü kanadını oluşturmuş, Ak Parti içinde çok önemli görevler üstlenmiştir.
Rahmetli Türkeş’in vefatı sonrası başlayan Devlet Bahçeli dönemi, başbuğun bıraktığı milli ve manevi mirası ve kadroları yok etmek üzere çalışmış, MHP de Türkeş’in yanındaki hiç kimse kalmamış, ülkücü gençlik giderek manevi değerlerinden uzaklaşarak günün deyimiyle milliyetçi zihniyetten tamamen farklı olan “ulusalcı” bir nitelik kazanmıştır. Savundukları fikirler Doğu Perinçek’in sözlerinin aynısı hale gelmiştir. Ülkücü gençlik dini hassasiyetlerinden uzaklaşarak alkol gibi (geçmişte ülkücü gençliğin mücadele ettiği) alışkanlıklar yaygınlaşmış, ülkücü gençlik neredeyse çek senet mafyasının elemanı haline gelmiştir.
Geçmişte ülkücü gençliğin baştacı olan üstat Necip Fazıl Kısakürek’ten zamanımızdaki ülkücü gençlik bihaberdir. Dokuz Işık doktrinini bilen ülkücü genç yoktur.
Yani kısaca MHP nin ve ülkücü gençliğin bir ideolojisi kalmamıştır. Rahmetli başbuğun her şeyiyle savunduğu ve bu yolda mücadele ettiği başkanlık sistemi dâhil, geçmişte ne savunulmuşsa tersi ileri sürülmüştür.
İşte bu zihniyet içinde MHP, 30 Mart belediye ve 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ülkücü gençlerimizi şehit eden zihniyetin hâkim olduğu CHP ile işbirliğine gitmiş ve 30 Martta CHP li ve hatta Ağrıda HDP li adaylara oy vermiştir.
MHP nin tek hedefi R. T. Erdoğan’ın gitmesi ve tek ideolojisi Erdoğan nefreti olmuştur. Bu zihniyetle 7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’mizin ağır tehdit altında kaldığı kanlı PKK olaylarının varlığına, Suriye ve Irak’ta Türkiye’yi kıskaca alma hain emperyalist girişimlere rağmen, Erdoğan nefreti, saray söylemleri ve eylemleriyle Ak Parti ile hiçbir şekilde koalisyon kurmamış, HDP nin hükumete girmemesi için yapılan erken seçime gidecek bir koalisyona dahi hayır diyerek HDP ye hükumet yolunu açmıştır.
Şimdi de Kızılcahamam kampından sonra Yusuf Halaçoğlu sanki çok güzel bir şey söylüyormuş gibi eski cumhurbaşkanlarının seçime katılmaması şartıyla başkanlık sistemine evet diyebileceklerini belirterek hodri meydan demiştir.
Bu ne aymazlıktır. Amacınız nedir? Türkiye için en geçerli ve doğru bir sistem olan başkanlık sistemine evet diyorsanız bunu niye şarta bağlıyorsunuz? Eğer Erdoğan seçime katılırsa, “bu doğru olduğunu” düşündüğünüz sisteme hayır mı diyorsunuz? Bunun adı vatan hainliği değil midir? Doğruyu ret etmek hainliktir çünkü. Erdoğan nefreti bu kadar mı gözünüzü bürüdü ve her şeyinizi ve geçmişinizi ve ideolojinizi ret ediyorsunuz?
Bu son ifade, artık MHP ideolojinin kalmadığı ve geçmişin tamamen reddi miras edildiğinin itirafıdır. Bereket ki MHP ye oy veren insanlarımız bunu erken fark ederek 1 Kasımda Ak Partiye teveccüh etmiştir. Böyle giderse MHP baraj altı kalmaya ve kaybolmaya mahkûmdur.
Diğer yandan genel başkan adayı olduğunu açıklayan muhalif kişiler de MHP nin ideolojisi ve başkanlık sistemi ve anayasa konusunda hiçbir fikir ileri sürmemekte Paralel Yapının (Penisilvanya) yönetimine taşeron olduklarını göstermektedirler.
Sonuç olarak, ne Devlet Bahçeli ve ne de yerine geçmek isteyen adaylar, rahmetli Alpaslan Türkeş’in adını ağızlarına almadıkları gibi ideolojisinden de bihaberdirler ve hatta aksini istemektedirler.
Ne yazık ki gençliğimizin heyecanı, gücü, fikriyatımız ve imanımızın mayası olan MHP artık yoktur.
Uz. Dr. Cengiz Sandıklı
İzmir 1. Bölge 25. ve 26. Dönem M. V. Aday Adayı
Güzelbahçe Bel. Bşk. Adayı


