MİLLET NEDİR HALK NEDİR, VESAYET NEDİR DEMOKRASİ NEDİR?

                Son birkaç yıldır sivil dikta, sivil vesayet iddiaları dillendiriliyor. Özellikle son CHP parti meclisi toplantısında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Ak Partinin daha doğrusu sayın cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın sivil vesayeti oluştuğunu iddia etmiştir. Bu sebeple başlıkta belirttiğim deyimlerin ne anlama geldiğini iyi anlamak gerektiğini düşünerek bu yazıyı kaleme aldım.

                Öncelikle bir ülkede  yönetimin bir irade tarafından belirlendiğini kabul etmek gerekir. Bu irade kaynağı bütün toplum olduğu gibi, asker, çeşitli silahlı güçler, para sahipleri veya belirli vesayet güçleri (dikta, yargı vb.) olabilir.

Demokrasilerde yönetimler o ülkenin insanlarınca seçimle belirlenir göreve gelir ve seçimle görevleri sona erer. Yani toplumun tümünün yer aldığı bir seçimde vesayetten bahsetmek mümkün değildir. Netice itibariyle insanlarını mutlu edemeyen yönetimler seçimle yönettikleri insanların kararıyla değişebilmektedir.

Ülkemizde geçmişte yapılan propagandalar neticesinde demokrasi ve cumhuriyet kavramları birbirlerine karıştırılmaktadır. Bizlere, cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesi olarak anlatılmış ve krallıklarda halkın iradesinin olmadığı bu sebeple padişahlığın kaldırıldığı belletilmiştir.

Böyle bir kabullenişte, birer kraliyet olarak İngiltere’de, İsveç’te, Belçika’da, Hollanda’da, İspanya’da halkın iradesinin olmadığını kabul etmek gerekir. Bu sebeple cumhuriyetle demokrasinin farklı şeyler olduğunu ayırt etmek gerekir. Yukarıda saydığım krallıklar meşrutiyet rejimi olmalarına rağmen demokratik yönetimlere sahipken, adları cumhuriyet olan, hatta demokratik halk cumhuriyeti olan Çin, Kuzey Kore, geçmişteki SSCB, Demirperde ülkeleri denen (Doğu Almanya, Bulgaristan vb.) ülkelerde demokrasi yoktu.

Ülkemizde cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesi diyerek anlatılmasına karşılık 1950 tarihine kadar demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Açık oy gizli sayım yapılan komik ve demokrasiden eser olmayan 1946 seçimleri hala hafızalardadır.

Gerçek demokratik irade ile gelen siyasi yönetimler yine demokrasi kılıfı içinde darbelerle sonlandırılmıştır. Yani adı cumhuriyet olan Türkiye’de 2002 3 kasım seçimlerine kadar kadar demokrasinin sağlıklı olarak işlediğini ve hatta zaman zaman varlığını söylemek mümkün değildir. Bu tarihten sonra ordu göreve diyerek, AYM i öne çıkararak, 367 kararları çıkartarak Ak Partiyi kapatma girişimleri ve en son 17 ve 25 aralık yargı darbe girişimlerine rağmen millet seçimlerde kendi iradesine sahip çıkan Ak partiyi iktidarda tutmuş ve demokrasiyi sağlama almıştır.

Yazımızın başlığına gelirsek yine millet ve halk kavramları tam bilinmemekte ve hatta çokbilmiş aydınlar tarafından millet sözcüğü hiç kullanılmayarak halk denerek bilinçli olarak saptırılmaktadır.

Halk ahali sözcüğünün karşılığıdır. Bir bölgede her hangi bir ortak amaç olmadan bulunan insan topluluğudur. Mahalle halkı, Pazar yerinde bulunan halk, köy halkı vb. insan toplulukları herhangi yöreyi ve alanı ortak kullanan insanlardır.

Millet dediğimiz toplum ise, ortak bir tarih, bilinç, amaç, kültür ve gelecek gibi değerler etrafında toplanan, devlet kuran, kurallar koyan, gelecek planları olan sevgi, acı, mutluluk, gurur, zafer vb. duyguları paylaşan bu değerler uğrunda birlikte ölmeyi göze alan bilinçli örgütlü insanların birlikteliğidir. Millet kavramı içinde belirttiğim gibi etnik birliktelik, din birliği yoktur. Farklı dine ve etnik kimliğe sahip insanlar yukarıda saydığım değerler bütününde birleşirler. Birlikte aynı şeylere sevinir, birlikte üzülür, düğünleri, oyunları benzerdir. Dikkat edilirse bir Anadolu kültürü olan halay, başka etnik kimlik ve dine sahip balkan ve Kafkas ülkeleri tarafından düğünlerin ortak değeridir. Ülkemizin her yerinde halay dendiğinde herkes ayaklanır ve eğlenir.

Milletlerin bir vatanı, devleti, ordusu, hukuku, bayrağı vardır ve bunlar için ölürler. Geçmişleri birdir. Gelecek planları ve endişeleri birdir.

Birçok etnik ve dini kimlikten oluşan ABD de nation kelimesini temsil eder ve onlar (American) dırlar, ve Amerikalılardır. Amerikalı bir kıta mensubunu değil ABD de yaşayan milleti temsil eder. Milletin karşılığı nation, halkın karşılığı populationdur.

Halk sözcüğünü kasıtlı olarak kullananlar bu ortak millet kavramı içindeki değerleri yok saymak ve yok etmek amacındadır.

Sonuç olarak millet dendiğinde milli irade kavramı öne çıkar. Demokrasilerde ise esas milli iradelerdir. Vesayetlerde ve dikta rejimlerinde milli irade yoktur ve hatta ret edilir.

Sayın Kılıçdaroğlu’nu millet seçti de iktidara mı gelemedi ki sivil vesayetten ve diktadan söz etmektedir. Yapar plan projelerini, girer milletin içine, paylaşır milletin değerlerini, ben de sizin adamınızım der, millet de kendisini benimser ve seçerse iktidara gelir.

Bu iş bu kadar basittir. Milletin seçmesi için milletin adamı olmak gerekir.

14.09.2014   Uz. Dr. Cengiz Sandıklı

 

Yorum Yaz