PARALEL YAPI, DHKPC VE MASONLUK

                Dün yani 31 Mart 2015 tarihinde, devletimizde tarihimizde belki ilk defa yaşadığımız bir olaya şahitlik ettik. Türkiye’mizin tümünde elektrikler kesildi. Cep telefon iletişimleri ve internet bağlantıları yapılamadı. Devlet böyle bir olaya hazırlıksız yakalandı ve sebebini bulmada çok zorlandı. Saatlerce bütün Türkiye’de hayat durdu.

                Dün yine maalesef İstanbul Çağlayan adliyesinde Berkin Elvan soruşturmasıyla görevli cumhuriyet savcımız Sayın Mehmet Selim Kiraz makamında teröristlerce şehit edilerek hayatı durduruldu.

Hatırlarsanız bir kısım adı sanatçı fakat kendileri için söylenebilecek en kötü sözlere layık bir kısım kişiler, “Berkin Elvan’ın öldüğü 11 Mart günü hayatı durdurun” diye mesajlar verdiler.

İşte, bu sebeple dün hayatın durdurulmasının tesadüfü olmadığı akla geliyor. Ayrıca böyle bir ülkemizin tümünü kapsayan elektrik kesintisinin ancak iletişim şifrelerini elinde bulunduran bir yapı (PARALEL YAPI) tarafından gerçekleştirilebileceği de rahatlıkla değerlendirilebilir.

Şimdi bu tespiti yaptıktan sonra zamanlamayı dikkate alırsak, Penisilvanya’da ağırlanıp, beslenip desteklenen ve organize edilen hoca diye anılan adını söylemeyeceğim zatın mason olduğunun Yeni Şafak gazetesinde belgeleriyle ifşasından sonra bu olayların gerçekleştiğini çok net görürüz.

Bu devlete başkaldırı tehdit ve şantaj niteliği taşımaktadır. Ayrıca böyle bir eylem tek başına paralel yapı ve DHKPC tarafından gerçekleştirilemeyeceği de çok açıktır. Bu eylem ancak dış istihbarat birimleriyle (Mossad, CİA) yapılabilir. Yani bizzat dış ilişki daha doğrusu emir komuta bağlantısı da deşifre olmuştur. Zaten MASONİK bağ her şeyi açıklamaktadır.

Sayın savcımızın makamında elim şehit  edilme eylemi de hainleri deşifre etmiştir. Bir çok adı gazeteci diye anılan yazar çizer takımı ve sosyal medyada katılım sağlayan bir takım katil ruhlu yaratıklar cinayete kılıf uydurma ve katilleri masum gösterme gayreti içine girerek açığa çıkmışlardır.

Yine muhalif siyasi partiler de gerçek niyetlerini ve kanın tarafında olup devletin karşısında olduklarını göstermişlerdir.

Fakat bundan daha acı ve kötü olanı Ak Partimiz içinde yuvalanan paralel yapı elemanları ya seslerini çıkarmayarak, ya da usulden zayıf ifadelerle olayı kınayarak (lanetleme değil) kendilerini belli etmişlerdir.

31 Mart bu hainliklerin deşifre oldukları ve ayrıca devletimizin böyle olaylara hazırlıklı olması gerektiğinin görüldüğü bir gün olarak tarihe geçerken, bizlere Sultan II. Abdülhamit Han’ın tahttan indirilmesine yol açan tarihi 31 Mart vakasını hatırlatması açısından da ibretlikti.

Sayın savcımız Mehmet Selim Kiraz’a Allah’tan rahmet diliyor, katileri ve destekleyicilerini lanetliyor, bu olayın son olmasını temenni ediyorum.

Uz. Dr. Cengiz Sandıklı    01.04.2015

İzmir 1. Bölge Milletvekili A. Adayı

Yorum Yaz