TERÖR

Terörü Türkiye’den daha iyi bilen ve acısını yaşayan ülke azdır. Fransa’daki eylem, Dolmabahçe ve Sultan Ahmet’teki bombalamalarla terör, ülkemiz ve dünya gündemine oturmuştur. Bu sebeple öncelikle terörü iyi tanımlamak gerekir.

Terör, insanın, canına, malına ve çevreye yapılan eylemlerle sınırlı tutulamaz. İnsanların inandığı gibi yaşama, düşünme, eğitim, iş hayatı vb. alanlarına uygulanan her türlü sınırlayıcı işlem ve benim gibi yaşamak ve düşünmek zorundasın türü baskılar terörün değişik uygulamalarıdır.

Ülkemizde cumhuriyet dönemi boyunca yapılan, hemen bütün insanımıza, rejim ne diyorsa uyacaksınız zorlama ve uygulamaları birer terördür. Milli iradenin yok sayılması en büyük terördür. Çünkü insan, iradesi ile insandır. (Bkz. www.cengizsandikli.com sitemde “şiirlerim ve yazılarım” köşemde “insan” başlıklı yazım). İnsanın iradesini alırsanız (özür dileyerek) onu köpekleştirirsiniz. Bu, zulümlerin en büyüğüdür. Birde, bu zorlamalarda uymayanları asarsanız bunu adı katilliktir, katliamdır.

Hepimiz, hemen her gün yaşadığımız bu tür davranışların birer terör olduğunu kendi kendimize itiraf edelim. Ak partiye veya desteklemediğimiz her hangi bir partiye oy veren ve destek verenleri komşuluk ilişkilerinden, arkadaşlıktan uzaklaştırmak, hatta zora düştüğünde dahi, iyi oldu demek birer terördür. Çünkü, bu tür düşünce büyüyüp gelişmekte, ayrışımlar ve cepheler oluşturmakta, bir kısım odakların kışkırtmasıyla birilerinin şiddete başvurmasına, hatta insanların canına kastetmeye kadar uzanabilmektedir.

Şiddet, karşı tarafı kabullenmeme, reddetme, haklarını yok etmeye çalışma ile başlar. Uluslararası terör ise bir devletin kendi beka ve gelişmesi için, başka devlet ve etnik kimliğin zayıflatılması ve hatta yok edilmesi veya sonunda onların kaynaklarını sömürmeye dönüktür. Çıkarları için gerektiğinde kan dökmekten hatta savaşa kadar vardırılmasından kaçınılmaz.

Uluslararası terörün altında emperyalizm yatar. Sömürülen veya güçlenmesi istenmeyen ülkeler içindeki ayrışımlar körüklenir, çeteler oluşturulur, silahlandırılır, her türlü finans ve istihbarat desteği sağlanır ve sonunda kan dökmeye, korkuyu arttırmaya ve ülkeyi istikrarsızlaştırmaya ve güven duygusunun kaybedilmesine yönelik eylemler gerçekleştirilir. Kimi zaman da 11 Eylül, IŞİD olaylarında olduğu gibi başka bir ülkeye müdahale (askeri, ekonomik veya siyasi) için gerekçeler oluşturabilme maksadıyla terör, emperyalist ülkelerce desteklenir ve hatta bizzat planlanır ve uygulanır.

Terör olaylarını değerlendirirken bu eylem sonucu kime yarıyor ve kim zarar görecektir diye ayrıntıyla ve dikkatle bakmak gerekir Buna göre Fransa’daki eylemlerden sonra Müslümanların hedefe konacağı açıktır. Böyle olunca bu olayların arkasındaki gücün, İslam düşmanları olduğunu görmek çok rahatlıkla mümkün olacaktır. Tetikçiler Müslüman olsa bile planlayıcılar İslam düşmanlarıdır. Ülkemizde bir zaman Danıştay saldırısının arkasında Müslümanlar var algısı oluşturulup, Müslümanlara ve hükumete baskı ve hatta darbe gerekçesi olarak kullanılması tablosunu yaşadık ve gördük ki gerçekte bu eylemin arkasında İslam’ı yaşamaya çalışan insanlar yok.

Sonuç olarak terörün asıl oluşturmak istediği, planlanan ALGILARIN oluşturulması, yönetilmesi ve sonra buna dayanan plan, taktik ve stratejilerin uygulanmasıdır. Bu sebeple içinde ve bölgesinde her türlü oyunların oynandığı, süper güç olma potansiyeli taşıyan Türkiye’mizde olaylara bu perspektiflerden bakalım.

Ayrışmalardan ve ötekileştirmelerden uzak duralım ve kucaklaşalım. İçimizdeki terörü yok edebilmenin en önemli yolu budur. Unutmayalım terörün baş düşmanı sevgi ve kardeşliktir.

Uz. Dr. Cengiz Sandıklı     12.01.2015

Yorum Yaz